1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Toplumsal desteği kalmayan program sonuç vermez

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Toplumsal desteği kalmayan program sonuç vermez

Yaşanan siyasi gelişmeler ve ekonomideki son veriler, uygulanan ekonomik programa toplumsal desteğin tümüyle kaybolduğunu gösteriyor. Ekonomi yönetimi bunu bildiği halde, zarar daha da büyümesin diye, “aksamalar olsa da ekonomik programın devam ettiğini” söylemek zorunda kalıyor.

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Toplumsal desteği kalmayan program sonuç vermez
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Erdal Sağlam

(ANKARA) – Yaşanan siyasi gelişmeler ve ekonomideki son veriler, uygulanan ekonomik programa toplumsal desteğin tümüyle kaybolduğunu gösteriyor. Ekonomi yönetimi bunu bildiği halde, zarar daha da büyümesin diye, “aksamalar olsa da ekonomik programın devam ettiğini” söylemek zorunda kalıyor.

Mayıs enflasyon rakamları, Nisan ayına kıyasla düşse de yüksek seyrin devam ettiğini gösterdi. Yaz aylarında düşük oranlar gelse de yıl sonunda enflasyonun yüzde 30 veya hemen altında kalması bekleniyor. Modeller, en iyimser ihtimalle, Aralık sonu yıllık enflasyonun yüzde 28 civarına düşebileceğini gösteriyor.

Bununla birlikte gelen son büyüme verileri, özellikle sanayi üretiminde büyük gerilemelerin devam ettiğini, durgunluk yaşandığı gösteriyor. Çeyreklik bazda 0.1’lik artışı bile, ekonomi yönetimi, “büyümenin devam ettiği” şeklinde açıkladı.

Mevsimsel koşullarla sebze meyve üretiminin artmış olması, bu kez tarımın büyümeye katkı vermesini sağladı. Aksi takdirde; hem çeyreklik, hem yıllık büyüme rakamları negatifte kalınabilirdi.

Son veriler ardından, yerli ve yabancı bankalar ile uluslararası kuruluşlar, Türkiye’nin büyüme tahminlerini aşağı doğru revize etmeye başladılar. Yılsonunda büyüme oranının yüzde 2,5’e inmesi beklenirken, 4’ün altında kalan rakamların Türkiye ekonomisi açısından sorun yarattığını bilmek gerekiyor.

ŞİKAYETLER ARTIYOR

Son dönemde şikayetleri artan üretici kesimlerin durumu, hem yaşanan ekonomik durgunluk hem de düşmeyen enflasyonla yüksek kalan faizler nedeniyle, iyice ağırlaşmaya başladı. Son olarak Merkez Bankası’nın butlan kararı sonrası, kredilerdeki artış sınırlarını daha da daraltması, üretici kesiminin büyük şikayetlerine neden oluyor.

Özellikle KOBİ’lerin yaşadığı sıkıntının ağırlaşması üzerine, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, daha önce zor durumlarda uyguladığı “nefes kredilerini” tekrar gündemine aldı. Küçük miktarlarda, işletmelerin durumlarını idare ettirmeleri için, özellikle KOBİ’lere dönük bu kredilerin devreye sokulması şart oldu.

Tarım üretimi son aylarda iyi gözükse de maliyetlerin artmasına rağmen hububat destekleme alımlarına yapılan zamların düşük kalması, tarım kesiminin şikayetlerini de giderek büyütüyor. Tarımdan, tarım üretiminden uzaklaşmanın devam ettiği çok açıkça görülüyor.

Bunun yanında zaten son yıllarda büyüyen çalışan ve emeklilerin durumu iyice ağırlaştı. Asgari ücret 27 bin TL, asgari emekli maaşı 20 bin TL iken, Mayıs sonu itibarıyla belirlenen açlık sınırı 35 bin TL’yi şimdiden aştı. Hükümetin daha önce verdiği Temmuz ara zamlarını, bu yıl vermesi beklenmiyor. Dolayısıyla açlık sınırı ile asgari maaşlar arasında var olan uçurumun, önümüzdeki dönemde giderek açılması kaçınılmaz olacak.

AKP iktidarının tercihlerinin sebep olduğu, düşürülemeyen enflasyon nedeniyle, piyasadaki faiz oranları da yüksek kalmaya devam ediyor. Yüksek faizler, gelir açığını kredi kartlarıyla borçlanarak kapatmaya çalışan emekli ve çalışanları da, kredi alamaz hale gelen esnaf ve KOBİ’lerin durumunu da iyice ağırlaştırdı.

MERKEZ FAİZLERE DOKUNMAYACAK

Önümüzdeki hafta Merkez Bankası’nın faiz toplantısı yapılacak. Mevcut uygulamada, yüzde 37 politika faizi açıklanmışken, fonlama faizi yüzde 40 olarak uygulanıyor. Bu yüksek kaynak maliyeti nedeniyle, KOBİ’lerin kredi faiz oranları ise yüzde 55’lere kadar çıkıyor.

Mutlak butlan kararı sonrası Merkez Bankası’nın Haziran toplantısında, faizleri yeniden artıracağı beklentisi oluşmuştu. Ancak rezervlerde beklenen kadar kötü bir tablonun ortaya çıkmaması ve kredilere konulan ek kısıtlar nedeniyle, artık Merkez Bankası’ndan beklenti, “faizlerin mevcut seyrinde korunmaya devam edeceği” yönünde. Merkez’in, savaşın sürmesi, siyasi tansiyonun yüksek seyretmesi halinde, Haziran’dan sonra da faiz indiriminde zorlanacağı çok açık.

Merkez Bankası yıl sonuna kadar, birkaç puanlık indirim yapabilse bile, önümüzdeki yıl seçim takvimine bağlı, “dövize talebin artacağı, bu nedenle faizlerin yeniden yükselmesinin gerekeceği” de, şimdiden konuşulmaya başladı.

Özetle, siyasi iktidarın “yeniden iktidar olmak için giriştiği siyasi yargı hamleleri”, enflasyon ve faizlerin, olması gereken düzeye kıyasla, en az 15-20 puan yukarıda kalmasına neden oldu. İran savaşına rağmen, bu oranlar çok daha aşağıda kalabilir, toplumsal rahatsızlıklar bu kadar büyümezdi. Dolayısıyla programa olan güvenin toplumsal desteği az da olsa korunabilirdi.

Seçimlerde bu siyasi kararların yol açtığı büyük yoksulluk ve yaratılan siyasi baskı, oy tercihleriyle cezalandırılacak mı, onu da göreceğiz.

ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam’ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: Toplumsal desteği kalmayan program sonuç vermez
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.