Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) – İBB Davası’nda savunma yapan iş insanı Süleyman Çetinsaya, soruşturma aşamasında Çağlayan Adliyesi’ne müşteki sıfatıyla çağrıldığını ve avukatsız ifade verdiğini belirten Çetinsaya, “Beni çay içmeye çağırdılar Çağlayan’a, çay içmenin karşılığı da böyle bir şey çıktı ortaya. Bir yıl önce müşteki olarak ifade verdim, 50 yıl sonra sanık olarak karşınızdayım” dedi. Çetinsaya, savcılıkta verdiği ifadede Süleyman Atık’a 500 bin dolar verdiği yönündeki beyanı okununca, “Savcı Bey bunu yazdı, önüme koydu, ben de imzaladım. Okumadım. İmzamı inkâr etmiyorum” dedi.
İBB Davası’nın 78. gününde iş insanı Süleyman Çetinsaya’nın da savunması alındı. Yaklaşık 50 yıldır inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini ve bugüne kadar yaklaşık 45 bin konut teslim ettiğini anlatan Çetinsaya, hayatı boyunca hiçbir devlet memuruna rüşvet vermediğini söyledi.
İstanbul’da cami, okul, öğrenci yurdu ve emniyet binası gibi çeşitli yapılar yaptırdığını belirten Çetinsaya, 2010 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından üstün hizmet madalyası verildiğini söyledi.
Çetinsaya, “Bugün hayatım boyunca yaptığım hayırların ardından rüşvet suçlamasıyla bulunmaktayım. Ben kesinlikle böyle bir suçlamayı kabul etmiyorum. Ben hiçbir zaman hiçbir devlet memuruna rüşvet vermedim” dedi.
“PROFİLO İÇİN İSTENEN ÖDEMEYİ YAPMADIK”
Profilo projesine ilişkin suçlamaya değinen Çetinsaya, kendilerinden ışıklandırma ve aydınlatmayla ilgili birtakım taleplerde bulunulduğunu ancak bu talepler doğrultusunda herhangi bir ödeme yapmadıklarını söyledi.
Şişli Belediyesi’ne açık ve katlı otopark alanını bağışladıklarını belirten Çetinsaya, buna rağmen belediyeden ruhsat alamadığını, ruhsatın daha sonra kayyum döneminde verildiğini anlattı.
Çetinsaya, “Bizden istenilen ışık ve aydınlatmayla ilgili birtakım talepler olmuştur. Biz böyle bir ödeme yapmadık. Şişli Belediyesi’ne açık otopark, katlı otopark olan kısmı bağış olarak verilmiştir. Kendilerinden ruhsat almadım, sonra kayyumdan ruhsat aldım” dedi.
“MÜŞTEKİ OLARAK İFADE VERDİM, SANIK OLARAK KARŞINIZDAYIM”
Soruşturma aşamasında Çağlayan Adliyesi’ne çağrıldığını anlatan Çetinsaya, savcının kendisine müşteki olarak ifade verdiğini söylediğini belirtti.
Bu nedenle yanına avukat dahi almadığını söyleyen Çetinsaya, “Beni Çağlayan Adliyesi’ne çağırdıkları zaman savcı bey benden müşteki olarak ifade aldı. Bize de müşteki olarak aldığını söyledi. Ben de her şeyi kendisine anlattım. Herhangi bir avukatla gitmedim, yanımda avukat yoktu. Ama burada müşteki ifademizden sonra, 50 yıl sonra sanık olarak karşınızdayım. Bu suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
“VALİLİK BAĞIŞ İSTİYOR, YAPIYORUM, BUNLAR BİR İŞİN KARŞILIĞI GİBİ ALGILANIYOR”
Çetinsaya, geçmişte yaptığı ve halen devam eden hayır işlerine ilişkin belgeleri de mahkemeye sunmak istedi.
Fatih Sulukule’de 32 derslikli bir okul yaptırdığını belirten Çetinsaya, bunun İstanbul Valiliği’nden gelen talep üzerine yapılan bir bağış olduğunu söyledi.
Çetinsaya, “Valilik tarafından benden talep edildi. Bir bağış isteniyor, yapıyorum. Bunlar sanki bir iş karşılığı veya herhangi bir şey karşılığı gibi algılanıyor. Bu da beni bu yaşta üzüyor” dedi.
“50. YILIMDA YAZACAĞIM KİTABIN BAŞLIĞI ‘SANIK’ OLACAK”
2028 yılında inşaat sektöründeki 50’nci yılını dolduracağını belirten Çetinsaya, meslek hayatını anlatan bir kitap yazmayı planladığını söyledi.
Çetinsaya, sanık kürsüsünde bulunmasına tepki göstererek, “Ben burada çok üzülüyorum ve boynumda ‘sanık’ yazıyor. Önümüzdeki 2028’de 50. yılım bu meslekte dolacak ve kendime kitap yazacağım. Bu kitabın da başlığı bu olacak Sayın Başkanım” dedi.
Savunmasının sonunda soruşturma aşamasında müşteki sıfatıyla çağrıldığını bir kez daha vurgulayan Çetinsaya:
“Bir yıl önce bu ifadeyi verdik. Beni çay içmeye çağırdılar Çağlayan’a. Çay içmenin karşılığı da böyle bir şey çıktı ortaya” diyerek beraatini talep etti.
HAKİM, SAVCILIK İFADESİNDEKİ “500 BİN DOLAR” BEYANINI OKUDU
Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı, Çetinsaya’nın Başsavcılıkta verdiği ifadeyi gündeme getirdi.
Başkan, Çetinsaya’nın ifadesindeki şu bölümü okudu:
“Bana sormuş olduğunuz etkin pişmanlıktan faydalanan Süleyman Atık ve Yakup Öner’in ifadelerini anladım. Bu ifadelerde geçen hususlar doğrudur. Süleyman Atık’ın ifadesinde beyan ettiği 500 bin dolar konusu ise Boğaziçi İmar’da bulunan güçlendirme ruhsatı talebinin karşılanması için tarafımızdan 500 bin dolarlık A101 kart talep edildi. O süreçte tam hatırlamamakla beraber söz konusu kartları belirtilen süre içerisinde temin edemediğimiz için bunların karşılığı 500 bin doları Süleyman Atık’a verdim.”
Çetinsaya, “Bunun arkasındayım Sayın Başkanım. Ben hayır demiyorum” dedi.
Mahkeme Başkanı, “Şimdi burada bir güçlendirme ruhsatından bahsediyorsunuz. Ruhsat karşılığı para verildiğini anlatıyorsunuz” diye karşılık verdi.
Çetinsaya, “Hayır” dedi.
Başkan, “Ama bu sizin ifadeniz” deyince Çetinsaya, savcılık ifadesini okumadan imzaladığını söyledi.
ÇETİNSAYA: SAVCI BEY YAZDI, ÖNÜME KOYDU, BEN DE İMZALADIM, OKUMADIM
Çetinsaya, “Ben buraya gittiğimde Savcı Bey bunu yazdı, önüme koydu, ben de imzaladım. Okumadım. Ben burada imzamı inkâr etmiyorum” dedi.
Güçlendirme ruhsatını 2024 yılında aldığını belirten Çetinsaya, söz konusu para talebinin ise daha sonraki bir tarihte gündeme geldiğini savundu.
Çetinsaya, Yakup Öner’in kendisine, “Bizim ihtiyacımız var abi” dediğini ileri sürerek Öner’i İBB’nin bazı imar birimlerindeki işlerin organizasyonunu yapan bir kişi olarak bildiğini söyledi.
Mahkeme Başkanı, “Resmi bir sıfatı var mı belediyede?” diye sordu.
Çetinsaya, “Yakup Öner’i ben danışman olarak biliyorum” yanıtını verdi.
Başkan, Süleyman Atık’ın resmi bir sıfatının bulunup bulunmadığını da sordu.
Çetinsaya, Atık’ın kendisini “danışman” olarak tanıttığını belirterek Yakup Öner’in kendisini Süleyman Atık’a yönlendirdiğini söyledi.
Çetinsaya, “Benim ruhsatım burada Başkanım. Bu ruhsatım 2024’ün 4’üncü ayı. Bu verilen para konusu 2024’ün son ayıdır” dedi.
Mahkeme Başkanı, Çetinsaya’nın söz konusu ödemeyi hayır amacıyla yaptığını söylemesi üzerine, “Daha önce belediyeye herhangi bir şekilde bu yöntemle bir hayır işi yaptınız mı?” diye sordu.
Çetinsaya, İBB’ye daha önce birçok hayır işi yaptığını belirterek, “Sayın Başkan’a 5 tane kreş taahhüt ettim. Söz verdim Başkanıma kreş kampanyasından dolayı. Herhangi bir işim karşılığında demedim. İki tane kreşi bitirebildim, üç tane de kütüphane yaptım” dedi.
Başkan, “Ne şekilde yaptınız? Kime teslim ettiniz?” diye sordu.
Çetinsaya, söz konusu bağışların İBB’ye yapıldığını ve bunlara ilişkin makbuzların dosyasında bulunduğunu söyledi.
Duruşma, Çetinsaya’nın avukatının savunmasıyla devam ediyor.




