1. Haberler
  2. Gündem
  3. Kemal Okuyan: “Seçmeninin oyuyla makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir”

Kemal Okuyan: “Seçmeninin oyuyla makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir”

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesine ilişkin, "İzmirlilerin bu transferde nereye itiraz etmeleri gerektiğini iyi düşünmeleri gerekiyor. Bir partinin seçmeninin oyuyla bir makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir" dedi.

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesine ilişkin, “İzmirlilerin bu transferde nereye itiraz etmeleri gerektiğini iyi düşünmeleri gerekiyor. Bir partinin seçmeninin oyuyla bir makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir” dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV’de yayınlanan Komünist Bakış programında bu hafta Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin arka planı ve İzmir’i bekleyen gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi sonrası bir diğer meselenin ilçe belediye başkanı transferleri olduğunu belirten Okuyan, “AKP’nin tezi tüm yerel seçimlerde şuydu: ‘Merkezi iktidarla yerel yönetimler aynı partiden olmalı.’ Bu tezi hayata geçiriyorlar. Seçimle olmadı başka yöntemler kullanıyorlar. Kayyımla yapmıyorlar, milyonlarca seçmenin iradesi de çöpe gidiyor” diye konuştu.

Okuyan, şöyle devam etti:

“AKP, İstanbul’u İmamoğlu ilk kez kazandığında çok büyük bir yara aldı. Şimdi bu İzmir meselesiyle bir yanıt veriliyor ve bence bir kırılma noktası. Bu iyi planlanmış bir kırılma noktası. AKP, İzmir’de hamle yapabilmek için birden fazla plana sahipti. En uygun çıkış yolu olarak Cemil Tugay’ı buldular ama bu yetmeyecek. Önümüzde bir seçim daha olacak. Bu sürede ne yapacaklar, muhtemelen mega projeler gündeme gelecek ve onlardan bir tanesi, dehşet olanı, Körfez’in altından raylı sistem geçirme projesi. Oyunu buradan devam ettirecekler.

Bu, AKP açısından Türkiye’de kendisine dönük direnci kırma yolunda büyük bir başarı, bunu bilmek gerekiyor. Bu direnci laiklik, özgürlük savunusu olarak okuyabiliriz. Bunlar hiçbir şekilde değersiz değil, yanlış anlaşılmasın. Ama bunlar başka şeylerle birleşmediğinde savunmasız, anlamsız kalıyor. Bugün laiklik, yaşama tarzı Türkiye’de zengin sınıfların derdi olabilir mi sadece? Yaşama tarzına müdahaleden ve dinsel referansların toplumsal-kamusal alana müdahil olmasından şikayetçi milyonlarca yoksul insan var. Ama onlar bu mücadeleye ağırlıklarını koyamıyorlar.”

“AKP’NİN İZMİR’İ NEREDEYSE İSTANBUL’A YAKIN BİR RANT ALANINA ÇEVİRME PLANI VAR”

AKP’nin İzmir’i neredeyse İstanbul’a yakın bir rant alanına çevirme planı vardır. Bununla göz boyamaya kalkabilirler. Bu çok tehlikeli. İzmir çok badireler atlattı. Kordon boyuna otoban bunlardan biriydi, neyse ki durduruldu. Fuar alanını imara açmak CHP’li belediyelerde de gündeme gelmişti.

Paranın tahakkümüne giren insan ahlaki değerlerini yitirir. İzmirlilerin bu transferde nereye itiraz etmeleri gerektiğini iyi düşünmeleri gerekiyor. Bir partinin seçmeninin oyuyla bir makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir. Nokta. Bu kadar basit. Bu siyasi bir şey. Türkiye’deki sistemde bir, zaten siyasi etik ayaklar altına alınmış durumda. İnsanların bir partiden diğer partiye geçişlerinde herhangi bir ilkesel programatik falan şey yok. O yüzden kapılar kapatılmalı siyaset alanında. Şimdi bu siyaset kısmı. Başka bir kısım daha var ama hiç konuşulmuyor.

“BU ZİKZAKTAN SONRA NİYE KONUŞMAYA DEVAM EDİYORLAR”

Bir kişi siyasetçi olabilir, düşünce üretip toplumu etkileyen aydın olabilir. Hiç fark etmez. Bu kesimlerin kendi tercihlerinde, kendi üretimlerinde değişim ve gelişim herkese mahsustur. Herkes yanılır. Ama mesela ben çıksam desem ki ‘Ben yıllarca sosyalizm için mücadele ettim. Komünizmin ne kadar yüce bir toplumsal sistem olduğunu savundum ama yanılmışım. Sosyalizm değil de liberalizm insanlığın geleceğinde var. Biz bu tezi savunmalıyız.’ Bu noktaya geldiysem ben kişisel olarak siyaseti bırakmalıyım. Bu da işin siyaset dışındaki ilkesi olmalıdır. Bu kişinin düşünce üretme ve insanları etkileme ehliyeti kalmaz. Bunlar dönek oldukları için ayrı eleştirilmeli. Ama bu zikzaktan sonra niye konuşmaya devam ediyorlar? Bu insanlar rahat rahat makamlarını koruyorlar. başka makamlara talip oluyorlar ve hiç kimse bir şey demiyor. 

“ATEŞLE OYNUYORUZ”

“Mekke İttifakı” ve Türkiye’nin asker gönderme ihtimali üzerine de değerlendirmede bulunan Okuyan, şunları kaydetti:

“Başından beri söyledik, NATO zirvesinin evlatlarından birisidir Mekke Anlaşması. ABD bölgedeki kendi rolünü azaltmaya, güvenilir aktörlere devretmeye çalışıyor. Gayet açık. İşin iki boyutu var, bir tanesi hukuki boyutu. Apar topar halktan gizleyerek Türkiye’yi bir savaşa sokabilecek NATO benzeri askeri ittifakların içerisine bulaştırmak, çok tehlikeli. Burada bir baraj örmemiz lazım. Niye kaçırıyorsunuz? Niye açıklamıyorsunuz bu anlaşmaları? Niye hukuki süreçleri yerine getirmiyorsunuz? Ama ikincisi de siyasi gerekçeler.

Türkiye’nin bu savaşa fiziki bir müdahalesi, toplumda AKP tabanı dahil kimse tarafından savunulmayacak. Yoksa Meclis’ten geçirirler bunu. Meclis’ten neleri geçirdiler… O yüzden gündem olmasını istemiyorlar. Gündeme getirenleri de neredeyse ‘milli güvenlik meselesi’ diye tutuklayacaklar.

Yemen’deki iç savaş niye Türkiye’nin milli güvenlik meselesi? Nereden çıkıyor bu? Ya da Suudi Arabistan ne aralık düşmanlıktan dosta geçti? Daha 2018’de 2019’da Erdoğan’ın sözleri var, Suudi Arabistan’ın Yemen’e müdahalesine dönük. Ne değişti aradaki süreçte? Bu savaşa Türkiye’nin dahil olmasının önüne geçilmelidir. Çünkü bunun devamı gelir. Türkiye’nin oraya dönük müdahalesinin hiçbir gerekçesi yok. ‘Yemen’le savaşa gidiyoruz’ denilse bu toplum anlamaz bile. Mezhep meselesine getirmeye mecbur kalırlar. Ne işi var Türkiye’nin oradaki savaşta? Son derece tehlikeli işler bunlar. Ateşle oynuyoruz.”

Kemal Okuyan: “Seçmeninin oyuyla makama gelen bir kişi o partiden ayrılıyorsa o makamı da terk etmelidir”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.